Tatlı Tarifleri

Yetenekli Türk Şef'imiz Rafet İnce'yi tanıyalım

Sizi tanıyabilir miyiz?

Evli mutlu 1 oğlu 1 kızı olan kendi halinde, deli dolu, insanları ve yaşamayı seven, mesleğine aşık bir insanım.

Aşçılık mesleğini seçmeniz nasıl oldu? Veya Aşçı olmaya nasıl karar verdiniz?

Köyde rahmetli ninemin eli lezzetliydi ve yemek yapmayı çok severdi ben de onun sayesinde sevdim yemek yapmayı. Organik köy mutfağını seviyordum babam aşçı olmamı, annem doktor olmamı istedi. Benimse isteğim iyi bir şef olmaktı ve bunun için hayallerim vardı. O hayalleri tek tek sıraya koyup hedefe çevirdim ve devam ediyorum.

Mutfağa ilk girdiğiniz günü hatırlıyor musunuz? İlk yaptığınız yemek neydi?

Mutfağa ilk girişim çok sevdiğim Taze fasulye yemeği ile oldu. Taze fasulye ile başlayan meslek aşkım aldı başını gidiyor… Sevdiğim işi yaparak para kazanıyorum...

Türkiye’de aşçılık sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sorunuza soru ile cevap vereyim; herkesin şef olduğu, gurme olduğu, blogger olduğu bir ülke mutfağı sizce nasıl olur?

Türk mutfağının en sevdiğiniz özelliği nedir?

Coğrafi özellikleri yoğun olan tek ülke. Farklı kültürler ve farklı tatları bünyesinde barındırmakta.

İyi yemek yapmak öğrenmeyle, eğitimle olacak şey mi? Yoksa bazı değerlere, yeteneklere, duyulara sahip olmayı mı gerektirir?

Bir şef gastronomi eğitimini almamış ise bu önemli bir eksikliktir. Gerçekten bu eksiklik karşımızdaki önemli sorunlardan biridir hatta buna eklememiz gereken bir dizi daha eğitim olduğu muhakkaktır. Bunun yanı sıra özel yetenek ve istek çok önemlidir. Çünkü biz insanoğlu istedikten sonra başaramayacağımız hiçbir şey yoktur.

Aşçıların genel olarak sorunları nelerdir? 

Farkındaysanız ülke turizmimize her sene bir darbe vuruluyor. Yeteri kadar tanıtılamayan ülke turizmimiz ve rafine olmamış ülke mutfağımız her geçen gün kan ağlıyor. Bundan en çok zararı gören ise turizm yatırımcıları ve çalışanları oluyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri devletimizin ülke turizmine ve ülke mutfağına yeteri kadar yatırım yapmamasıdır. Elimizdeki değerleri olması gerektiği şekilde koruyup tanıtırsak zaten sorun büyük bir ölçüde çözülecektir.

Ülke turizmine, kültürel ve tarihi mutfağımıza neden önem vermemiz gerektiğini size iki ülkeden spesifik örnekler vererek açıklamak istiyorum. Avrupaya baktığımızda; Fransa ve İspanya, yıllardır (ülke ekonomilerinin % 38.2) Dünya Turizminden besleniyorlar. Her iki ülkede, rafine mutfak akımı ve gurme turları düzenleyerek ülke tanıtımını ön planda tutuyorlar. Bu iki ülkenin neden bu kadar popüler gastronomisi olduğunu kısaca anlatayım. Dünyanın en iyi Michelin restoranları ve şefleri bu ülkelerden çıkıyor. Temsili gurme bakanları bile var. Bunu nasıl yapıyorlar derseniz? Devlet desteği ile içi dolu bir planla yapıyorlar. Akademisyenler, Doktorlar, Beslenme Uzmanları, Şefler ve Danışmanların içerisinde olduğu reklam, tv programları ve eğitimler, ülke ekonomilerine çok büyük katkı sağlamaktadır.

Dünya mutfağında en sevdiğiniz mutfak hangisi? Neden?

Osmanlı Saray Mutfağı. Sarayda çalışan aşçıların çoğu yabancı esirlerden oluştuğu için ve saray mutfağında binbir çeşit yemek piştiği için dünya mutfağı diye bir norm yok varsa da ana vatanı saray mutfağıdır.

Yemek yaparken kullandığınız olmazsa olmaz dediğiniz malzemeleriniz var mı?

Envai çeşit baharatlarım olmazsa olmazlarım.

Yemek yapmaya yeni başlayacak genç şeflere önerileriniz var mı?

40 seneyi doldurmadan asla şefim veya gurmeyim demesinler. Hayata ve mesleğe hep çift camlı pencereden baksınlar. Bu işin bir yanı okul ancak diğer bir yanı tecrübe ve deneyim. Sakıp Sabancı ve Zeki Başeskioğlu’nun hayat hikâyeleri onlara çok şey katacaktır. Bir tanesi çok iyi lider digeri çok iyi bir yöneticidir. Müthiş başarı hikâyelerini dinleyince bu işin sadece okul okumaktan geçmediğini görecekler. Kendi sektörümüzden örnek vermek gerekirse, bu işin profesörü benim de idol olarak gördüğüm tek kişi Cüneyt Asandır. Çılgın ustanın hayat hikâyesini araştırınca gastronomi sektörünü kendinde yaşam felsefesi edinmiş olduğunu görecekler. Ama en önemlisi bu işi sevmek lazım, aşkla yapmak lazım, sonrasında kariyer de para da kendiliğinden geliyor. Lise ve üniversite öğrencilerine yaptığım kariyer planlama sunumlarında çok basit bir soru soruyorum: “Neden bu işi yapmak istiyorsunuz?” Tahmin edebileceğiniz gibi bu soruya en çok verilen cevap “para kazanmak ve ünlü bir şef olmak için oluyor. Her şef adayı için farklı önerilerim var. Aşağıdaki maddelerden sizin için en önemli 7 tanesini seçin ve bunları önem sırasına koyun. Tercihleriniz kariyerinizi belirleyecektir.

Farkındalık yaratın

Heyecanlı olun

Araştırın

Kişisel gelişim okuyun

İngilizce öğrenin

Entelektüel hedefler belirleyin

Başkalarına faydalı olun

Mesleğinizi misyon edinin

Kendinize prestij, statü, marka değeri katın

Çalıştığınız yerde maxsimum 3 sene devamlılık sağlayın

Türk Mutfağını öğrenmeden başka mutfaklara yönelmeyin

Ezberci ve kopyacı olmayın

Egolarınızdan uzakdurun

Dürüst olun.

Sabırlı olun.

SuperFresh ürünlerinden en çok hangisini beğeniyorsunuz? 

Tabi ki börekler, içli köfte ve enginar.

SuperFresh ürünlerini kullanarak yaptığınız size özel bir tarifi bizimle paylaşabilir misiniz ?

 

PRESLENMİŞ BEZELYELİ BONFİLE

MALZEMELER:

(4 kişilik)

Bonfile 600 gr (her porsiyon için 150 gr)

Kırmızı pancar 4 adet haşlanmış

SuperFresh Bezelye 1 su bardağı

Kayısı 4 adet

Semizotu 7–8 dal

Hazırlık Aşamaları:

Bonfileleri uzun dört eşit parçaya bölün ve bir kesme tahtasının üzerinde yuvarlayarak şeklini düzeltin.

Tuz ve biber ile marine edip ızgarada her tarafını bir dakika pişirerek iz verin,

SuperFresh bezelyeyi robotta püre haline getirin ve silpat üzerinde kurutup fırınlayın Fıstık kıvamana gelince çıkarıp robottan geçirin.

Toz bezelye püresini ızgara ettiğiniz bonfileye bulayın. 200 derecedeki fırında 8–10 dakika pişirip her bir parçayı 6–7 eşit parçaya bölün ve sıcakta muhafaza edin.

 

 

RİSOTTO MALZEMELERİ:

Risotto pirinci 2 su bardağı

SuperFresh Tatlı Beyaz Soğan 2 yemek kaşığı

Sarımsak 3 diş

Kabak 1 adet

Havuç 1 adet

Rende parmesan 2 yemek kaşığı

Tereyağ 1 yemek kaşığı

Fesleğen 3–4 yaprak

Beyaz şarap 1 çay bardağı

Hazırlık Aşamaları:

Sarımsağı çok ince doğrayın. SuperFresh Tatlı Beyaz Soğanı ilave edin. Hepsini zeytinyağında kavurup pirinci ilave edin. 6–7 dakika kavurun.

Aynı zamanda küp doğradığımız havuç ve kabakları haşlayıp suyunu risottoya ilave etmek üzere muhafaza ediyoruz.

Pirinci kavurduktan sonra sebze suyunu yavaş yavaş kepçe yardımı ile çektirip dökmek sureti ile pirince ilave edin. Bu işlemi yaklaşık 10–12 dakika devam ettirin. (pirincin hafif diri kalması gerekmektedir.)

Pişirme işlemi tamamlanmaya yakın sebzeleri ilave edip tereyağı ve parmesanı ekleyin.

Fesleğen yapraklarını da ilave edip garnitürü hazır şekle getiriyoruz.

Preslenmiş bezelyeli ızgara bonfile dilimleri ile servis yapabiliriz.

ABONE OLUN!

Superbiyemek.com’dan size özel seçilmiş tarifler, yazılar, videolar her gün posta kutunuza gelsin.